Anket
Son Eklenenler
| İntihar Cinayetttir |
|
Ebû Hüreyre (r.a.) anlatıyor:
Allah Resûlü (s.a.v.) şöyle buyurdu: “Dağdan aşağıya atlayarak kendini öldüren insan, cehen nem ateşi içinde ebedi ve sürekli olarak kendisini dağdan aşa ğıya atıyor olacaktır. Zehir içerek kendini öldüren insan, cehennem ateşi içinde ebedi ve zehiri elinde sürekli zehir içiyor olacaktır. Bir demir parçasıyla kendini öldüren insan, cehennem ateşi içinde ebedi ve o demir parçası elinde sürekli karnına vuruyor ve deşiyor olacaktır.” Buhârî, Müslim, Tirmizî ve Nesaî Bütün bu görüntüler, intiharı, kendini öldürmeyi anlatmak tadır. Ayrıca kendini öldüren insana ahirette verilecek cezayı da bizlere haber vermektedir. Bu ceza; kendini öldüren insanın, cehennemde de kendisini tekrar tekrar aynı ölümle öldürmesi dir. Ölümü yudum yudum içerek sıkıntılarını tekrar tekrar ebedi olarak tatmasıdır. Nerede?! Cehennem’de. • Kendini cehennem vadilerine, tutuşmuş ateşinin derinlik lerine doğru bırakır durur. Ateşinin alevinde tutuşur. Cehennem ateşinin derinliklerinde yuvarlanır durur. Bu onun için azap üs tüne azap, işkence üstüne işkence olur. • Zehiri elinde sürekli onu içip durur. İşkence ve harareti içine boşaltır. Her bir yudum zehirde tekrar tekrar helak olur. İçinden zehir dışından da cehennem ateşi onu dağlayıp kızartır. Eti ve kemiği iyice pişip fazlaca kızarınca, azap ve işkenceyi tek rar tekrar tatması için ona yeni bir et ve kemik verilir. • Elinde bir demir parçası sürekli kalbine saplayıp durur. Her bir saplamada ruhu uçar. Şiddetli sıcaklar ve alevlerle dört bir yandan sarılır. Sevgili oğlum ve kızım... Amansız bir hastalığa yakalanmış bir hastanın kendi canına kıydığını, imtihanda başarısız olan birinin intihar ettiğini, iflas etmiş bir tüccarın kendi hayâtına son verdiğini, büyük bir aşka düşmüş bir aşığın silahla kendini vurduğunu, zehir içtiğini veya kendini yüksekçe bir yerden aşağıya attığını zaman zaman duy maktayız. Böyle pek çok haber duymaktayız. Bu haberler sadece er keklerle ilgili değildir. Kadınlar da aynı şekilde bu tür haberlerin konusu olmaktadırlar. Bütün bunların sebebinin ‘ümitsizlik!!’ olduğunu, ümitsiz likten kaynaklandığını görürüz. İyileşmekten ümidi kesmek... başarıdan ümidi kesmek... ve hedefe ulaşmaktan ümidi kesmek... Ne var ki ümitsizlik, Allah’a iman etmiş bir insanın kalbinde barınamaz. Mü’min bir insanın vicdanında ümitsizliğe asla yer yoktur. Çünkü; “Kafirler topluluğundan başkası Allah’ın rahmetinden ümi dini kesmez.”[3] Kafir olmanın ötesinde, ondan daha büyük günah yoktur! Allah-u Teâlâ şöyle buyuruyor: “Haksız yere Allah’ın haram kıldığı cana kıymayın!”[4] Muhakkak Allah cana kıymayı hem de mutlak cana kıymayı yasaklamıştır. Ya bu kıydığın, katlettiğin can senin kendi canın ise?! O can ki Allah onu sana bahşederek de yaşam ve varlığının sebebi kılmıştır. Ey Allah’ın rahmetinden ümidini kesen zavallı insan! İntihar ederek kendi canına kıymakla ne büyük bir günah işlemektesin. Bu günahın sebebiyledir ki, dünyayı terkettiğin ölüm biçimi üzere cehennem ateşinde ebedi ve daimi kalmayı hak etmiş oluyorsun. Sevgili gençler... Allah hem sizleri hem de bizleri ümitsizliğe düşerek kafir ol muş insanlar olmaktan korusun. Allah’ın selâmı üzerinize olsun.
|

.png)


